Irak’ın ABD’nin işgaliyle başlayan, Arap Baharı sonrası hız kazanan, Suriye ve Irak’ta ortaya çıkan siyasi istikrarsızlığın ve kaosun ardından ise çok daha belirgin hale gelen bölgede bir Kürt devleti kurulması çabaları oldukça hız kazanmış vaziyette.

Son konjonktürde bölgedeki Kürt siyasi oluşumlar, hareketler ve hatta terör örgütleri gerek Amerika ve gerekse Rusya’nın önemli bir kozu haline gelmiş vaziyette. Kürt hareketleri geçmişte de Batılı güçlerin farklı biçim ve düzeylerde ilgisine ve desteğine mazhar oldular. Ağızlarına çalınan bir parmak balın ardından günün sonunda genelde de hep yüz üstü bırakıldılar.

Nitekim bugün terör örgütü YPG’nin hamiliğine soyunan Amerika Dışişleri Bakanlığı’nın en yetkili ismi Jonathan Cohen; YPG’yle olan ilişkilerinin geçici, taktiksel ve ‘al-ver’e dayalı” olduğunu söylüyor.

Büyük güçlerin bölgesel stratejileri için kullandığı, bu anlamda kullanışlı birer araç haline gelen Kürtler günün sonunda bu akıbetle yeniden mi karşılaşacaklar yoksa bu kez şeytanın bacağını kırıp devletlerine kavuşacaklar mı? El-Cezire’nin fenomen programcılarından Faysal Kasım’ın programı öncesi yaptığı anketlerinden birinin sorusu da tam olarak buydu. Faysal Kasım izleyicilere sordu; “Kürtlerin bir devlete kavuşacağına inanıyor musunuz? Yoksa büyük güçler onları bölgesel stratejileri için kullanmaya devam mı edecekler? Geçmişte olduğu gibi onları yine yüz üstü mü bırakacaklar?”

Ankete katılanların sayısı on bin civarında oldu. Sonuç ise, Arap dünyasının yüzde 21’i Kürtlerin bir devlete kavuşacağına inanıyor. Yüzde 79’u ise Kürtlerin bir kez daha yüz üstü bırakılacaklarına. Siz ne dersiniz?


Beytullah Demircioğlu'ın Yazısı.