Yanıbaşımıza bir ateş düştü. Can havli ile bu ateşten kaçanlar önce bizi buldu. Niye demedik. Evimizi, yurdumuzu değil sadece, gönlümüzü açtık. Üç beş insanın yükünü hesap eden ikiyüzlü Batı vicdanlarda mahkum olurken, üç milyondan fazla kardeşimizin yüküne yük demedik, imkan sağladık, mekan açtık. Devletimiz kadar gönüllü teşekküllerimiz de mülteci kardeşlerimiz için seferber oldu, hamdolsun ortaya dasitani bir hizmet tablosu çıktı. Şimdi yaza giriyoruz. Gençler için gönülle, gönüllü, gönülden çalışmalar yapacakları bereketli bir mevsim başlıyor. Bizim gönlümüzün imara, Suriyeli kardeşlerimizin bize ihtiyacı var. Kim, nerede ne yapıyor bilirsek, nasıl katkıda bulunacağımızı da ona göre tayin edebiliriz. Dosyamız bunun için hazırlandı. “Kardeşim dedim, acılarıma da kardeş olur musun” demişti şair, şimdi kardeşlerimizin acılarına kardeş olma zamanıdır.


Salih Yüzgenç'ın Yazısı.