Dünyada senden bir tane daha yok. Tek ve biriciksin. Hepimiz tek ve biriciğiz. Lakin büyüklerimiz hâl diliyle der ki; aynı yaralardan yontuldu en güzel ömürler ve en güzel ömürlerden yontuldu son nefesteki şimdiler… 

Dünyada senden bir tane daha yok, bunu biliyorsun. Geçmişte de olmadı, gelecekte de olmayacak. Tek ve biriciksin. Ama dünyanın bir yerinde senin gibi dalgın, uzun uzun bakışları olan biri daha vardır herhalde. Yüzünde saraylar devrilen, köle pazarları açılan, sofralar kurulan biri daha vardır. Alnında yılkıya terkedilmiş atlar gibi gezinen kararsız çizgilerle, pencerenin kıyısına ilişip zamanın ritmine tempo tutuyordur biri daha senin gibi. Senden bir tane daha yok biliyorsun ama senin gibi umutlarını kırk kat bohçaya sarıp yukarıya bir yerlere kaldırmak isterken sandığın dibine indiren, bir ölüyü mezara indirir gibi indiren, biri daha vardır. Çorbada bir kaşık su, aynada bir tutam leke, denizde bir avuç kum gören… Önünde aydınlık ve ferah tarlalar olsa da dönüp dönüp ardına bakan… Bastığı çimenlerde yetimhanelerin soğuk betonlarını hisseden… Seninle aynı yaraları taşıyan biri daha vardır.

Çocuklar birbirlerine yaralarını neden gösterirler sence, neden birbirlerinin yaralarını inceleyerek büyürler? Parkta ..................................................................


Ayşegül Genç'ın Yazısı.