Anadolu’da bilinen bir sözdür: Ustasız rızık haramdır. Her zanaat, her sanat bir usta ile kaimdir. Bir hünerin ekmeğini yemek için onun önce ustasını bulmak gerekir. Usta bulmadan usta olunmaz. Usta olmanın da bulmanın da yolu çıraklıktan geçer. Her usta, kendisi gibi bir ustanın çırağı olmadan geldiği yere gelememiştir. Yine her usta ustalığının devamının, bir çıraktan geçtiğini bilmiştir. Çırak çerağdan gelir. Çerağı yani ışığı yanan usta çırak bulmuş ve onunla sanatının devam edeceğini uman ustadır. Bir sanatı olan ve çerağının yanmasını dileyen usta bunu bilir de ustaların aradığı çıraklar bunu bilir mi? Dosyamız ustalarla ve ustalık üzerine yapıldı ama potansiyel çırakların, ustalığın farkına varması niyetiyle... Umarız amacına ulaşır da çıraklar da usta derdine düşer, çünkü ustaların çırak derdine düştüğü kadar, çıraklar da usta derdine düşmezlerse ne ustalık ne de çıraklık kalıcı olmaz. Sürüp giden bizatihi sanatın ya da zanaatın kendisi değil ustayı usta, çırağı çırak olarak devam ettiren ilişkidir.

 


Yusuf Temizcan'ın Yazısı.