Kural, ihlas. Kural, Allah sana ne verdiyse ondan vermek. Verirken gönülden vermek, Allah için vermek, elindekinden vermek, yüzüne bakılacak bir şey vermek. Yani ki vermek bizimle alakalı. Gönlümüzle alakalı. “İhtiyaç sahibi” ile alakalı değil…

İslam ahlakında, insanın onurunu korumak çok önemli görülüyor. Peygamberimizin (s.a.v.) hayatından, uyarılarından bunu her daim görebiliyoruz. Bir günahkar arkasından kötü konuşan ashabını “kardeşinize karşı şeytana yardımcı olmayın” diyerek uyarabiliyor. Öyle ya, kimin ne hal üzere öleceği belli değil.

İnsanın haysiyeti incinmesin diye, yapılan yardımların -bir zamanlar bu topraklarda- en kibar halini gördüğümüz günleri geride bıraktık, Ramazan ayını... Birer nostalji güzellemesi olarak zimem defterleri gündemimize geldi. Kimin olduğunu bilmediği borçları ödeyen yüce gönüllü insanları andık. Alan da mahfuz, veren de. Ya da sadaka taşları... Ne verene ücup, ne alana mahcubiyet olan sistem… Ramazanda gelenin kim olduğuna bakılmaksızın açılan kapılar ve dahi onlara teşekkür olarak sunulan diş kirası adetleri… Hepsi, İslam ahlakının o gün vücut bulmuş, insanın onurunu, gönlünü koruyan uygulamalardı.

Ramazan münasebetiyle, çocuklara Ramazan’ı ve orucu anlatan kitaplar üzerine bir çalışma yaptık. Bu alanda ulaşabildiğimiz çocuk yayınlarını okuduk. Bu yazının çıkış sebebi ve yukarıdaki satırlar, o kitaplar vesilesiyle… Kitaplarda Ramazan ahlakının önemli bir bölümünü .................................................................................................................................................................................


Rabia Gülcan Kardaş'ın Yazısı.