Resul Aydemir, namı diğer ‘‘Misal” 15 seneyi aşkın bir süredir aktif olarak rap müzik yapıyor. Şimdilerde ise “O Ses Türkiye” yarışmasında kazandığı büyük başarı ile (ikincilik) kendisine farklı bir anlam taşıdı. ‘‘Güngören ve Bağcılar’da çocukluğum geçti, kader aradı buldu bizi seçti” sözlerini tüm Türkiye ezberledi, o sözlerde herkes kendinden bir şeyler buldu. Asıl mesleğinin gassal oluşundan şarkı sözlerindeki mesajlara değin çok şey yazıldı, çizildi. Biz de GENÇ Dergisi olarak yarışma sürecini, neler yaptığını konuşmak istedik...

GENÇ Dergisi olarak sizinle 2011 yılında da görüşmüştük. Şimdi ise farklı bir serüveni olan bir Misal karşımızda. O zamandan bu yana müziğinizde, tarzınızda, neler değişti?

Hani deniliyor ya ‘‘İyilik yap denize at, balık bilmezse halık” bilir. Rabbim ne zaman isterse o zaman değer verdirir. Yarışmada üç dört tane yeni parça söylemiş olabiliriz ama mesela ‘‘Masal” gibi sizinle 2011’de röportaj yaptığımızda vâr olan bir parçayı da söyledik. Yani aslında hiçbir şey değişmedi, biz yaptığımız işte hiç değişmedik, niyetimiz aynı; sadece yıllar bize tecrübe kazandırdı, daha profesyonel işleri yapmaya başladık, maddi olarak büyüdük, elimize imkanlar geçti yıllar geçince doğal olarak.

‘‘AMACIMIZ EMR-İ Bİ’L-MA’RUF NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER”

Kaderimizde böyle bir yarışmaya katılmak varmış. Davet edilince istişare yaptık ailemiz ve çevremizle, olumlu çıkınca söylenenler gittik, Rabbim ikinciliğe kadar nasip etti. Avrupa’da 12-13 konser verdik orada da katılımlar çok üst düzeydeydi çok iyiydi böyle ilerliyoruz şu anda. Allah nereye kadar nasip ederse... Bizim amacımız son nefesimize kadar emr-i bi’l-ma’ruf nehy-i ani’l-münker. Her kulvarda Allah adına bir şeyler yapabilmek. İnşallah bunun için de GENÇ Dergisi okuyucularımızdan dua bekliyoruz.

O Ses Türkiye yarışmasında, yarışmanın genel profiline karşı alışkın olmadığımız bir kimlikle ve şarkı sözleriyle yer aldınız. Hafız olduğunuzu biliyoruz. Bu ilişkiyi nasıl kuruyorsunuz?

Hasan bin Sabit (r.a.) örneği var, sahabenin şairi. Peygamber Efendimize (s.a.v) biliyorsunuz Ebu Cehil şairlerle beraber saldırıyor. O zamanın medyası, televizyonu, her şeyi şiir. İşte burada Peygamber Efendimiz’i (s.a.v) Hasan bin Sabit (r.a.) savunuyor. Peygamberimize naatlar yazarak, övgüler düzerek şiirler yazıyor. Yani onların anladığı dilden onlara cevap veriyor. Şimdi biz de İslami sınırlar içerisinde sinemaysa sinema, müzikse müzik, onların anladığı dilden cevap vermemiz lazım. Medyadaki olumsuzluklar biz kabul etsek de etmesek de gençlerimizin içinde virüs gibi yayıldı. Biz bunlara panzehir üretmemiz lazım.

Bizlerin artık bu işlerin içine girip alternatif üreterek, bu işleri engellememiz lazım. Dava edineceğiz bu işi, kendi değerlerimize uygun işlere; sinema, tiyatro, sahne sanatları, müzik, her türlü kulvarda koşturacağız. Erkeği ile bayanı ile, genciyle yaşlısıyla koşturacağız. Hiçbir şey yapamayan en azından köstek olmasın.

‘‘GASSALIM DEDİM, İNSANLAR ÖLÜMÜ HATIRLADI”

Allah razı olsun, Diyanet camiasından olsun, hocalarımızdan olsun o kadar güzel destekler geldi ki. Çok güzel benzetmeler, çok güzel teşbihler yaptılar. ‘’Kardeşim biz belki kürsüden bir saat anlatsak milletin anlayamayacağı şeyleri, sen ana akım medyadan bir kanalda 5 dakikada anlattın” diye. Allah’u Teala verdi bu şansı. ”Gassalım” dedim, 3 gün boyunca Google’da en çok aranan kelime ”Gassal ne demek?” oldu. Ölümü hatırlatmak başlı başına bir tebliğ. “Ağızların tadını kaçıran ölümü çokça hatırlayın” diyor Efendimiz (s.a.v). Yine hadis-i şerifte ”İnsanların en akıllısı ölümü daima hatırlayan ve ona hazırlıklı olandır” diyor. Bizim orada amacımız ölümü hatırlatmaktı, hiçbir şekilde dini bir vecibe olan gassallıktan utanmadığımız gibi aksine şeref duyduğumuzu, Peygamberlerin bile yeri gelip yaptığı, padişahların bile yaptığı bir işi bırakın ar etmeyi, söylemek için can attığımızı gösterdik. Biz kendimizce amacımızdan daha ilerisine ..................................................................................

Rap müziğin dünyada ve Türkiye’de en ön planda olan isimleri, istisnalar hariç, ya küfürlü sözler ya da birbirlerine, birilerine karşı hakaret ifadeleriyle tanınmış kişiler. Siz bundan uzaksınız ve karşısınız. Bu duruş, bu piyasada nasıl karşılanıyor? 

Yarışmaya katılma süreciniz, çevreden gelen tepkiler ve sonrası nasıl oldu? 

Müziğinizle nasıl bir amacınız var? 

Yeni bir albüm çıkacak herhalde? 

Muhakkak okuyun/izleyin diyeceğiniz 3 kitap/film? 

İyi ki yapmışım dediğiniz bir şey?

Elinizde bir mikrofon olsa ve tek cümleyle tüm dünyaya seslenebilecek olsanız, ne söylerdiniz? 


Salih Yüzgenç'ın Yazısı.