Nasıl ki havadaki oksijen aranmaz, ya da bilimsel tanımlar haricinde cümlelerde kendine yer bulmazsa, bizim için dert de öyledir. Yani  kısacası ben Genç Gönüllüyüm diyen herkeste dert zaten vardır.

Mensubu olduğumuz Genç Gönüllüler hareketinin en belirgin vasıflarından biri şudur: Dertli gençleri bir araya getirip ‘Ne yapabiliriz?’  sorusunu kendilerine yöneltip ortaya çıkan cevaplar çerçevesinde adım atmak.

Peki “dertli” genç ne demektir? Kavram kargaşası yaşanmaması için kısa bir tanım yapalım: Dert bizim için oksijen gibidir. Nasıl ki  insanlar yaşamak için oksijene ihtiyaç duyarlar, işte bizler de millet için, ümmet için, vatan için bir şeyler yapabilmek adına “dert sahibi”  olmaya muhtacız.

Nasıl ki havadaki oksijen aranmaz, ya da bilimsel tanımlar haricinde cümlelerde kendine yer bulmazsa, bizim için dert de öyledir.  Yani kısacası ben Genç Gönüllüyüm diyen herkeste dert zaten vardır. İnsanları bu hareketin içerisinde var eden işte bu içten gelen, motive eden derttir.

Bu yüzden, dert kavramının omuzlarımıza yüklediği mesuliyetten konuşmak ve bu doğrultuda sorumluluk almak bizim asıl  meselemiz olmak zorundadır.

Bugün dünyanın dört bir tarafında adeta kutlu bir doğumun arifesindeki gibi sancılı bir süreç yaşanmaktadır. Bu süreç mutlaka  doğacak olan ve karanlığı boğacak o nurun habercisidir. Ama gerek ülkemizde gerek dünyada nitelikli, medeniyet yükünü  omuzlarında taşıyabilecek insan kaynağına ihtiyaç vardır. Peki bu aranan insan kaynağının nitelikleri nelerdir? Bu niteliklerin en  başında hiç şüphesiz sorumluluk duygusu yüksek, mesuliyet şuurunun farkında, vazifesini idrak etmiş, fedakar olma özellikleri en  başta gelmektedir. İçinde bulunduğumuz zamanda çoğu kimsenin aşina olmadığı bu kavramlara bizler, yani Genç Gönüllüler,  olmazsa olmaz gözüyle bakmaktayız. Aksi takdirde her birimiz muhatabımıza yaptığımız işin ne olduğunu, yüklendiğimiz vazifenin ne  olduğu izah etmekte zorlanırız.

Bu yüzden her birimiz hayat planımızı yaparken bu kavramları stratejik noktalara yerleştirip hayatımızı bu kavramlar üzerine  kurmalıyız. Yani ben Genç Gönüllüyüm diyen herkes, gerektiğinde içinde bulunulan durumdan kendisine vazife çıkarmalı, ben ne yapabilirim sorusuna vereceği cevap ile vazifesini vaktinden, işinden, arkadaşlarından fedakarlık yaparak yerine getirmelidir. Yoksa  bizler de diğer piyasa hareketleri gibi slogan bir gençlik hâline gelir ve tükenir gideriz.


Hasan Yavuz Uğurlu'ın Yazısı.