1- Bu ayda telefon ve tabletteki oyunlarınızı, müzik uygulamalarınızı, kısaca bağımlı olduğunuz her türlü uygulamayı kaldırın. Youtube mevzusunu unutun. Film izlemelerinizi bırakın.
 
2- Çocuklar ve ebeveynlere söylüyorum, her gün 1 saatinizi Kur'an ezberine ayırın. Şu ana kadar Kur'an'ın nasıl okunduğunu dahil bilmeyenleriniz olabilir, onları suçlamıyorum. İnternetten 1 ayet bile olsa, nasıl okunduğunu öğrenin ve ezberleyin.
 
3- Teravih sonrası sosyalleşmelerinizi bırakın. Ramazan'da geceleri geç vakitlere kadar uyanık olmayın. Yatsı için camileri dolduruyorsunuz ama sabah namazlarını camide kılmıyorsunuz. Halbuki Efendimiz’in bildirdiğine göre biz biliyoruz ki yatsı ve sabah namazını cemaatle kılan tüm geceyi ibadetle geçirmiş olur. Kadir gecesini düşünün, bu geceyi ibadetle geçirmiş gibi sevap kazanma fırsatını kaçırmış oluyorsunuz!
 
4- Sahura kadar ayakta kalanlarınız, teravih sonrası gezenleriniz var biliyorum. Bunu yapmayın. Uyuyun, sahur için uyanın. 1 ay boyunca bunu yaptığınızda Ramazan sonrasında teheccüd vakti uyanmayı metabolizmanıza alıştırmış oluyorsunuz.
 
5- Hafızlar için söylüyorum, Kur'an’ı anlamaya odaklanın. Tefsir dinlemelerine ağırlık verin.
 
6- Ramazan ayı için her sene kendinize 20 dua ezberlemeyi hedef edinin. Böylelikle günlük hayatta Allah'ı artık daha çok anar hale geleceksiniz.
 
7- Beyler, hanımlarınıza iftar için yüklenmeyin. Ramazan'da kilo vermek yerine kilo alanlar var. Ramazan'ın amacını gözden geçirin. Az yiyip, az için. Akşam namazını erteleyip sofrada oyalanmayın.
 
8- Hanımlar, sahurdan arta kalan yiyecekleri atmayın, iftara ekleyin. Bu ay masalarda kızartma, tatlı vs. dağlarının oluşması gereken bir ay değil. Allah'a şükretmek, akşamdan kalan yemekleri çöpe dökmekle olabilir mi?
 
9- Bu ay, normalden daha fazla sosyalleşip "Bu akşam kimin iftarına gitsem?" diyeceğiniz bir ay da değil. Bu ay kalbin nefsi susturduğu; Kur'an'ı anlayıp, sünnet-i seniyye ile amel etmenin ayı.
 
10- Her Ramazan için kendinize bir sure seçin. Ve o sureyi tüm tefsirleriyle, hadisleriyle, yorumlarıyla, kısacası her yönüyle hâkim olun.
 
11- İhtiyaç sahibi aileleri, mülteciler varsa onları iftarlarınıza davet edin. Bırakın çocuklarınız onların çocuklarıyla oynasın. Biz bir aileyiz, biz ümmetiz. Onların bizim diyarımızda bulunmasıyla biz onlara yardım ediyor değiliz, asıl onların varlığı bize şereftir. Kim bilir, belki günahlarımız onlara karşı takındığımız güzel muamele sayesinde affolunacak.


Ömer Faruk Özbil'ın Yazısı.