Merhaba kıymetli okurlar. 

Bu ay kapağımıza “2050’de Ne Olacak, Ne Olacaksın?” başlığını taşıdık. Bugün hem Türkiye hem de dünyada ipleri ellerinde tutanların yaş ortalaması 55-60 civarında. Eğer bu eğilim böyle devam edecekse, bugünün gençlerinin her kademede işlerin başına geçmeleri için önlerinde en az bir otuz seneleri olduğunu öngörebiliriz. Otuz sene sonrasının yani 2050’nin Türkiye’si nasıl bir yer olacak? Bu sayımızda gençlere işte bu soruyu sorduk. 

Editörümüz Süleyman Ragıp Yazıcılar, Editörden yazısında “Özgüveni Olmayan Atağa Çıkamaz” başlığı ile sesleniyor. Mehmet Lütfi Arslan “Dine Sırt Dönen Helâk Olur?” diyerek “Burhan ile Genç”in hikayesini bizlerle paylaşıyor. Taha Kılınç ise “Siyer’i Yeniden Okumak” başlığıyla yazdı. Alev Erkilet, Necdet Subaşı, Lütfi Sunar gibi kıymetli isimlerle yaptığımız söyleşiler de Haziran sayımızda sizleri bekliyor. 

Esenlikle… 

 

EDİTÖRDEN / SÜLEYMAN RAGIP YAZICILAR

ÖZGÜVENİ OLMAYAN ATAĞA ÇIKAMAZ!

Geleceğe yönelik özel bir dosya hazırladık bu ay, yakın bir geleceği somut bir şekilde konuşmak istedik. Biz millet olarak ne durumdayız, yarınlar adına gençler olarak nasıl bir ruh hâli içindeyiz, masaya yatırmayı arzu ettik. Peki geleceği konuşmaya neden ihtiyacımız var? Çünkü ufuk açıcı yenilikler yapmayı ve yarınlara cesurca yürümeyi ancak özgüvenli insanlar hakkıyla başarabilir. Çünkü imkan doğuracak ve yarınları şekillendirecek riskler almadan, arzu edilen değişim ve gelişimler istenilen kıvamda gerçekleşmeyebilir. Çünkü ileriye dönük girişimler başlatmak yerine sadece mazideki başarılarla teselli bulmak topu taca atmakla eşdeğer bir ruh halidir. Çünkü gelecek çok da uzak değil, günler hızla geçiyor, yarınlar süratle yaklaşıyor; öngörü ve ferasetle hareket edemezsek büyük hayal kırıklıkları yaşamamız kaçınılmaz olacaktır. 

 

NELER OLUYOR HAYATTA / SALİH YÜZGENÇ

Haber Başlıkları Şöyle:

- Övündüğümüz “Genç Nüfus” Tükeniyor

- Yine Eğitim, Yine Sistem Değişikliği Ama Bu Sefer Yüzler Gülüyor

- Ramazan Budur: Birçok “Zimem Defteri” Satın Alındı

- ABD-Çin Ticaret Savaşı’nda Yeni Perde: Teknoloji Savaşı

 

DOSYA / YAZI İŞLERİ

2050’DE NE OLACAK, NE OLACAKSIN?

Bugün hem Türkiye hem de dünyada ipleri ellerinde tutanların yaş ortalaması 55-60 civarında. Eğer bu eğilim böyle devam edecekse, bugünün gençlerinin her kademede işlerin başına geçmeleri için önlerinde en az bir otuz seneleri olduğunu öngörebiliriz. Otuz sene sonrasının yani 2050’nin Türkiye’si nasıl bir yer olacak? Bu sayımızda gençlere işte bu soruyu sorduk. Aslında bunu yaparken birkaç amacımız vardı. Bir kere geleceği düşünsünler istedik, çünkü gelecek onların geleceğiydi. İkincisi de geleceklerini düşünmeleri aslında bugünlerini düşünmekti, bunu fark etmelerini bekledik. Doğrusu güzel ve derinlikli cevaplar aldık. Vakıa, kendileri olmak ile geleceği biçimlendirmek arasında gidip gelen gençlerin daha çok ilk şıkka meyyal oldukları şeklinde. Daha birçok ilginç sonucu, alanında yetkin iki uzmanın tespitleri ile birlikte ilgi ile okuyacağınızı düşünüyoruz. Tefekküre ve aksiyona vesile olması temennisiyle... 

 

BURHAN İLE GENÇ / M. LÜTFİ ARSLAN

DİNE SIRT DÖNEN HELÂK OLUR!

“Hepimiz hakkında Allah’ın bir hüküm ve takdiri var. Onu keşfetmek isteyen dine dönecek. Dine dönmek, kurtuluş, mutluluk ve huzuru ancak ve ancak dinde bulacağını bilmektir. Bu bizi biz yapan mesuliyetimizdir. Kimse kaderinden kaçamaz. Dinimiz kaderimizdir.” 

 

KAFALARDAKİ SORULAR / DOÇ. DR. SONER DUMAN

ALLAH MELEKLERİ NİÇİN YARATTI?

Melek inancı pek çok din ve kültürde mevcut olup bu dinler ve kültürlerin büyük bir kısmında melekler ile Allah arasında bir soy bağı kurma söz konusudur. Nitekim müşrik Araplar da melekler ile Allah arasında bu türden bir soy bağı kurmaktaydılar. Oysa melekler Allah’ın “çocukları” değil “kulları”dır. Bu konu Kur’an’da defaatle vurgulanmaktadır.

 

BİR BAŞKA AÇIDAN / TAHA KILINÇ

SİYERİ YENİDEN OKUMAK

Önümüz yaz. Uzun ve keyifli bir tatil, aynı zamanda okumalarımızdaki eksikleri tamamlamamız için de kaliteli bir fırsat anlamına geliyor. O halde, bu fırsatı ömür boyu devam edecek Siyer okumalarına başlamak için değerlendirmek de oldukça parlak bir fikir. Vakit varken, ganimet toplamaya acele etmeli. Vakit kalmayabilir, sağlık kaybolabilir, okunacak metinlere ulaşmak zorlaşabilir. 

 

KELEBEK İKLİMİ / HALİT YASİR ÖZOĞUL

BAYRAMIN MÜBAREK OLSUN ÜSTADIM*

Aman ya Rabbi!.. Yaşanmış hatıraları gözlerim büyüye büyüye dehşetle okuyor, alakalı zabıtları inceliyor, fotoğraflara ürpererek bakıyordum. Kitapta, anlamını bilmediğim çok fazla kelime var ama anlamadığım hiçbir şey yoktu. 

 

MODERN ZAMANLAR SENDROMU / AYŞE YAZICILAR

DAĞINIK BEYİN SENDROMU

İşleri eş zamanlı yapmanın insan üzerindeki etkileri neler? Odaklanma sorunu, hiperaktivite, dikkat bozukluğu ile dağınık beyin sendromu arasında nasıl bir ilişki var? Bu soruları sormadan edemiyoruz ve cevaplarını aramaya başlıyoruz. 

 

MİNYEHLİ / ABDULLAH YALNIZ

DÜNYAYA KARŞILIKSIZ VEYA İMKÂNSIZ BİR AŞK İÇİN HEDER OLMAYA GELMEDİK(2)

“Hayat tarzımıza / ailemize / inançlarımıza denk olmayan bir kişiye kalbimizi kaptırmak” veya “uygunsuz zamanda/yanlış kişiye âşık olmak” gibi durumlar, aslında çok büyük oranda bizim elimizdedir. 

 

GENÇLERLE 12 SORU 12 CEVAP/ OSMAN NURİ TOPBAŞ

TASAVVUF NE ZAMAN LAZIM?

Müslümanlık, belli zamanlara has bir merasim değil, her nefesimizi tanzim eden, ömürlük bir “takvâ” hayatıdır. 

 

SEYAHATNAME / ERGÜN YILDIRIM

SEMERKANT’TA AMÂK-I HAYAL

Allah’ım ne zorluklar yaşıyorum buraya kavuşmak için! Acaba yanlış mı yaptım? Hayır, yolda da Mesnevi okudum. Belki de Semerkant bizi hemen kabul etmek istemiyor. Zahmet çekmemizi istiyor. Zahmet rahmete dönüşecek. Böyle düşüncelerle gecenin geç saatlerine uykuya dalarken Semerkant’ta rahmet boşalıyor. Sabah kalktığımızda güzel bir yağmur karşılıyor bizi. 

 

MANEVİ KİŞİLİĞİN İNŞASI/ ADEM ERGÜL

BÜYÜK LAF ETME BAŞARILARINDA ŞİRKE DÜŞME!

Hiçbir şey küçük ve basit görülmemelidir. Büyükler “söz vücut bulur”, “Belâ ağızdan çıkan söze bağlıdır” derken de bu hassasiyetlere dikkat çekmişlerdir. Hususiyle büyük ve iddialı sözler, daima hüsran kapıları açar. Zira azamet ve kibriyalık, Hakk’a mahsustur. Kim bu alana girebilecek söz ve tavır içine girerse zilleti tadacak demektir. 

 

TEN KAFESİ / YUNUS EMRE TOZAL

GÖMLEĞİ ARKADAN YIRTILANLAR

Cevheri keşfederek taşların arasından inciyi fark edeceksin. Bir doğum sancısı alacak yüreğini. Kâinatın sırrının rahmine düşerek doğacaksın tekrar, inci gibi parlayacaksın. Diriliş koşusunu başlatarak iç alemine doğru yol alacaksın. Issız şehirlerden, ölü denizlerden, antik kentlerden geçerek varacaksın mahşer alanına. 

 

KIZIL ELMA / GÖKHAN GÖKÇEK

HEM YAVUZ, HEM YUNUS SULTAN II. MURAT

II. Murat büyük ısrarlar sonucunda ordunun başına getirilir. Varna’daki zaferden sonra tahta tekrar geçer. Akabinde vuku bulan II. Kosova’da da Haçlılar bozguna uğratılır. Fatih’in babası olan II. Murat, hastalanarak 48 yaşında vefat eder. Oğlu II. Mehmet’e güçlü bir devlet bırakarak, çok sevdiği büyük oğlu Alaaddin’in yanına defnedilir. 

 

VURGU / EMRE TOPOĞLU

NAKİT OLSUN!

Düşündüm ve çokça hamd ettim. “Rabbimiz bize ne çok nimet vermiş ve vermekte!” diye mırıldandım. Sonra çocuklarınaistediğiküçücükbirşeyi çaresizlikten alamayan babalar, anneler geldi aklıma... Ne kadar da zor, tarifi ne kadar da imkânsız bir mesele; ne zor bir imtihan... 

 

ARKA SOKAK / TURGAY BAKIRTAŞ

İŞİN KOLAY DEĞİL GENÇ!

Gençlerin bilmesi ve geleceklerini çizerken dikkate alması gereken en büyük gerçek şudur: Kendi gelişimini tamamlamayan dünyaya faydalı olamaz, gençlikle birlikte gelen dürtüleri baskılayan da gelişimini tamamlayamaz. Böylesine -her anlamda- muhafazakâr bir toplumda kolay bir iş mi bu? Değil. Ama gençlik enerjisinin karşısında durulması da mümkün değil. Yeter ki o enerjiyi birilerinin sömürmesine, baskılamasına, ayıplanmasına izin vermesinler. 

 

FOTO HİKÂYE / MERVE ÖZKAN

NİNEMİN DOLABI

Masum bir çocukluğum oldu. Memlekete giderken yolda heyecandan uyuyamaz, tam şehre girerken artık daya- namayıp annemin kucağında uyuyakalırdım. Sonrasında ise manavdan bir iki kilo sebze meyve, fırından da ekmek alır köy dolmuşunun kalkmasını beklerdik. 

 

GÖNÜLLÜ HABERLER / ALAADDİN SERHAN YAMAN 

-Gönüllü Çalışmaya Gönülsüzüz

-Genç Gönüllüler Türk Keneşi’nde

-Afrika’ya Sadece Bakmayın; Görün

-Genç’in Nesini Seviyorsun?

-Abdullah Emre Çetiner Röportajı 

 

MİKRO ÂLEMDEN MAKRO ÂLEME / MUAZ ERDEM

TÜRKİYE’NİN TELESKOP AĞI

Işığı toplamak için gökbilimciler büyük teleskoplara ihtiyaç duyar. Teleskoplar aynalı ve mercekli olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Ancak çeşitli etkenlerden ötürü bü- yük teleskopların aynalı olması daha avantajlıdır. Aynanın çapı ne kadar büyük olursa, teleskobun ışık toplama ve ayırt etme gücü o kadar artar. Bu sayede daha uzak gök cisimleri daha hassas bir şekilde incelenebilir. 

 

GEZİ YORUM / HANDE BERRA

KAHVE KOKAN ÖLÜ BİR MEKTUP

Oradan ayrılıp Beyaz Giyenler’in tapınağına gidiyorum. Merdivenlere oturup suya yansıyan görüntüsünü seyrederken ihrama benzer patiskalara bürünmüş yüzü huzur dolu bir adam “Tanrılara arkanı dönmeden otur,” diyerek uyarıyor beni. Yüzümü tapınağa döndüğümde Vişnu’ya secde eden ağızları tülbentle örtülü kadınlar geri geri çıkıyor ardına kadar açık kapıdan. Mother Teresa’yı uyaran İsa gelmiyor yanıma ama onlarca ses konuşuyor kafamda.

 

BİRAZ KÜLTÜR, BİRAZ SANAT / YUSUF TEMİZCAN

- İslâmî Düşüncenin Birikimi

- Osman Hamdi Bey’in Eserlerini Sanal Gerçeklik ile Tecrübe Etmek

- Notlar

- Kitaplık

- Kısa Kısa 

 

BİLİŞİM-NET / MUHAMMED MURAT TUTAR

16 YAŞINDA BİR GENÇ INSTAGRAM’LA ÖLDÜ

Sanal dünyanın, sosyal med- yanın hayatımıza bazı olumlu tesirleri olsa da bizden götürdüklerini hesap ediyor muyuz? Bütün dünyada gençliğin bakış açısı, sosyal medyada yoksan, yoksun! Varoluşun beğenilere ve yorumlara indirgendiği çağımızda gerçek kimliğini keşfedemeyecek durumdaki gençler her yerdeler. Hatta onlardan bir tanesi 16 yaşındaydı, fakat öldü. 

 

YAZI ATÖLYESİ / METİN KARABAŞOĞLU

ÜSLUP NASIL OLUŞUR, NASIL GELİŞİR?

Yazı hayatının belki en hayret verici hususlarından biridir bu. Hiçbir yazar, yazar olarak doğmadığı gibi, daha yazı hayatının başında kendine has bir üslupla da yola başlamaz. Başta bizi yola çıkaran şey, içimizde taşıdığımız ama dışa taşımak, paylaşmak istediğimiz duygular veya düşüncelerdir. Uzunca bir süre tereddüt yaşar insan; bir tarafı paylaşması gerektiğini söyler, beri tarafta endişeler ve korkular vardır, hatta o kadar da paylaşılmaya değer olmadığı düşüncesi zaman zaman bizi yoklar. 

 

ÖDÜLLÜ TEST / AYŞE YAZICILAR

10 SORUDA KADİR MISIROĞLU

21 Haziran’a kadar tüm sorulara doğru cevap veren 1 kişiye, Muhterem Musa Topbaş Hocaefendinin 5 ciltlik külliyatını hediye ediyoruz.

genc.in/odullutest

test@gencdergisi.com

Geçen Sayının Talihlileri: 1- Büşranur Baran, 2- Ömer Faruk Koç 3- Hanife Garip, 4- Büşra Aydın, 5- Rabia Arı

 

Haziran Ayı Röportajları İse Şu Şekilde:

Necdet Subaşı: Sıkıntı Yok, Önemli Olan İstikameti Korumak Konuşan: Yazı İşleri Ekibi

Lütfi Sunar: Geleceği Konuşmak İçin Çok Geç Kalmayalım Konuşan: Yazı İşleri Ekibi

Faozah Uyan: 15 Temmuz Gecesi Biz de Dışarı Çıktık Konuşan: Ömer Faruk Özbil

Alev Erkilet: Geleceği Amellerimiz Belirleyecek Konuşan: Yusuf Temizcan

Salman Çisti: Yeni Zellanda’daki “Hello Brother” İslam’ın Mesajı Oldu Konuşan: Salih Yüzgenç

Tevfik Yazıcılar: Kudüs İçin Gayret Eden Bereketi Celbeder Konuşan: Ömer Faruk Özbil

Kasım Bolat: Minyatürlerle Osmanlı’yı Keşif Konuşan: Esad Mücahit Eskimez 

 

 


Ömer Faruk Özbil'ın Yazısı.