Zekice, akıllıca davranarak küçük görünen şeyleri daha büyük, güzel sonuçlara çevirebiliriz. Günlük hayatımızda o kadar çok olaya şahit oluyoruz ki çevremizdekilere “Bunu nasıl yaparsın?” diye hayret ve sitem dolu bir tepki verebiliyoruz. Yapacak daha çok işimiz varken zekice davranmak lazım azizim diyerek kısa bir nükteyi sizlerle paylaşıyorum.

Abbasi devrinin meşhur şairlerinden Ebu Dellame’nin, Halife Mehdi’yi methettiği bir kasidesi Halife Hazretleri tarafından çok beğenilir. Halife Mehdi, şaire sorar: “Şiirinin mükâfatı olarak ne istersin?” Şair: “Efendimiz, kulunuza bir av köpeği ihsan buyurursanız kâfidir…” der. “Böyle güzel bir şiirin mükâfatı bir av kopeği olur mu canım?” diye ekler Halife Mehdi. “Efendim kulunuzun isteği bu şekildedir.” Halife Mehdi şairin isteğine şaşırsa da arzusunu geri çevirmez: “Madem öyle, ne istiyorsan öyle olsun.” der. Şair birden aklına gelmiş gibi bir hususu daha dile getirir: “Lakin sultanım bendeniz nasıl ava gideceğim?” Halife Mehdi: “Doğru dedin! O hâlde sana bir de at versinler.” “Sultanım, benim biniş takımlarım yok ki!” “Şaire en güzellerinden bir de eğer takımı verin...” “Sultanım, bu yaşımda ben ata nasıl bakacağım?” “İyi o zaman… Bir de köle versinler sana.” “Sultanım bendenizin atı ve köleyi nereye koyacağım?” “Oldu olacak sana küçük bir de çiftlik verelim…” “Sultanım ben bu kadar varlığı ne ile çekip çevireceğim…” “Hay hay! Şair efendiye bin altın da harçlık verile...” “Fakat Sultanım…” Halife Mehdi manidar bir tebessümle şairin itirazına mahal bırakmadan der ki: “Sakın masrafların idaresi için bir kethüda, hesapları tutmaya bir katip istemeye kalkma. Yoksa köpeği geri alırım; ona göre!..


Büşra Nur Turan'ın Yazısı.