Geçtiğimiz ay İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden (HRW) yapılan açıklamada, Arakan’da 500 bin kadar Arakanlı Müslümanın korkunç koşullar altında yaşamayı sürdürdüğüne, güvenlik güçlerinin bu kişileri köylerle kamplara hapsettiğine ve hareket özgürlüklerini kısıtladığına işaret edildi. Bu, konformizm illetindeki dünyanın uzak olduğu; dertli gönüllerin, Türkiye gibi mazlumların yanında olmaya gayret edenlerin olduğu bir ülkenin ise zaten bildiği bir şey... Malumunuz Arakan’da 2012’de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti. Sadece BM verilerine göre, Ağustos 2017’den sonra Arakan’daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş’e sığınanların sayısı 900 bine ulaştı. Türkiye’den Diyanet Vakfı, Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, İHH, Kızılay gibi kurumlar bu kamplara ülkemizden giden destekleri ulaştırmaya devam ediyor. Taşıma suyla değirmen ne kadar döner bilinmez ama kimliksiz, isimsiz, okuma yazmasız bir hayat süren Arakanlı kardeşlerimizi unutmamak, bir şekilde onlara ulaşmak durumundayız. Dünyanın en mazlum coğrafyası olan Arakan; Yemen, Suriye, Irak gibi gündemimizde kalmalı.


Salih Yüzgenç'ın Yazısı.