Koronavirüs salgını ülkemizde de ciddi bir etkiye yol açtı. Birkaç ay evvel bunları yaşayacağımız; karantina, sokağa çıkma yasakları, hayatın bambaşka bir seyre bürüneceği komplo teorisyenlerinin bile aklına gelmezdi.

Koronavirüsün daha fazla yayılmaması ve salgının durdurulması için okullardaki eğitime ara verildiğini, camilerin ibadete kapatıldığını, toplu alanların kullanıma yasaklandığını vs. de iyi biliyoruz. Ancak;

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda her yıl gerçekleşen resepsiyonlarda Anıtkabir’e gidilmesi, çelenk bırakılması ve tören yapılması hadisesi tüm bunlardan ayrı tutuldu.

İlginçtir, halkı sokağa çıkmamaya karşı uyaran siyasiler; toplu bir şekilde ne sosyal mesafe ne de kalabalığı hiçe sayarak Anıtkabir’de buluştu. Her olumsuzlukta, Türkiye’nin koronavirüsle mücadelesinde bile ufacık bir açık bulunca kıyameti koparanların ağzından ise bu mevzuda tabii ki tek bir kelime çıkmadı...

Yani dünyanın bu kadar derdi, sorunu varken bunu da konuştuk; bu da ülkemizde gündem oldu ya, pes doğrusu... Kaldı ki yaşanan bu süreçte, bizim bildiğimiz toplu ibadet etmek de yasaktı.


Salih Yüzgenç'ın Yazısı.