Varsın insanlara göre boşa kürek çekiyor olasın. Hatta daha da ileri giderek varsın onlara göre elinde patlamış olsun tüm çabaların! Sırf bu çabalamaların esnasında bile kimlere dokunduğunu, belki ahirete kadar hiç bilmeyeceğin insanlara ne etkin olduğunu, hayalindeki işleri eğilip bükülmeden, birilerine hoş gözükmeye çabalamadan yapmaya gayret ettiğini bilen “O” var.

Bu hafta Allah’ın rızasına uygun, hayırlı işler yapayım diye uğraştığım vakitlerde ne çok engelle karşılaştığımı, bu engelleri gördükçe kendimden umudumu yitirdiğimi düşünüyordum. Sana da oluyor mu? İyi bir niyetle başladığın işin niyetinden bile şüphe etmeye başlamış bulursun bir noktada kendini. “Acaba gerçekten Allah rızası için değil miydi benim ilk niyetim? Nerede hata yapıyorum ben? Benim kadar kılı kırk yarmayanlar tam da istedikleri sonuca ulaşırken, şu benim durduğum noktaya bakın sayın seyirciler!” diye içinden konuşmalar. İşte tam hayali bir sahnede, tek ışık kaynağı da benim tepemdeymiş ya da gece gözüne far tutulmuş tavşan misali şaşkın bir vaziyette iken duymam gerekeni bir dostun dilinden dinledim.

Hırsıza, Hayat Kadınına ve Zengine Sadaka Veren Adam

Instagram’da sevgili arkadaşım Jenny Molendyk kendisini çok etkileyen bir hadisi anlatıyordu. Hadis şu şekilde;

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“(Vaktiyle) bir adam:

- Ben mutlaka bir sadaka vereceğim, dedi.

Geceleyin evinden sadakasını alıp çıktı ve onu bilmeden bir hırsızın eline tutuşturdu. Ertesi gün halk:

- Hayret! Bu gece bir hırsıza sadaka verilmiş! diye konuşmaya başladı. Adam:

- Allah’ım! Sana hamdolsun. Ben mutlaka bir sadaka daha vereceğim, dedi. Sadakasını alarak evinden çıktı ve onu bir hayat kadınının eline tutuşturdu. Ertesi gün halk:

- Olur şey değil! Bu gece bir hayat kadınına sadaka verilmiş! diye dedikoduya başladı. Adam:

- Allah’ım! Bir hayat kadınına sadaka verdiğim için sana hamdolsun. Ben mutlaka bir sadaka vereceğim, dedi. Sadakasını alıp evinden çıktı ve onu bir zenginin eline koydu. Ertesi gün halk:

- Bu ne iştir! Bu gece bir zengine sadaka verilmiş! diye söylenmeye başladı. Adam:

- Allah’ım! Hırsıza, hayat kadınına ve zengine sadaka verdiğim için sana hamdolsun, dedi. Uykusunda o adama şöyle denildi:

- Hırsıza verdiğin sadaka, belki onu yaptığı hırsızlıktan utandırıp vazgeçirecektir. Hayat kadını belki yaptığından vazgeçip iffetli bir kadın olacaktır. Zengin de belki bundan ibret alıp Allah’ın kendisine verdiği maldan muhtaçlara dağıtacaktır. (Buhârî, Zekât 14; Müslim, Zekât 78. Ayrıca bk. Nesâî, Zekât 47)

Olacaksa Tam da Böyle Olsun

Tam yaptığım işleri, yapamadığım işleri, yarım kalanları ve hatta havada kalanları düşünürken benim aklımdan neler geçtiğinden hiç haberi olmayan biriyle inşirahı içime dolduran Rabbimiz. Bu hadis daha çok sadaka vermek ile ilgili yorumlanıyor ama bence tüm çabalarımız için muhteşem bir ışık tutuyor. Daha en baştaki niyetinin ne olduğunu, nelerden vazgeçtiğini, hangi zorlukları en başından kabullendiğini en iyi bilen sensin. Varsın sonuç senin ilk kurguladığın gibi olmasın. Varsın insanlara göre boşa kürek çekiyor olasın. Hatta daha da ileri giderek varsın onlara göre elinde patlamış olsun tüm çabaların! Sırf bu çabalamaların esnasında bile kimlere dokunduğunu, belki ahirete kadar hiç bilmeyeceğin insanlara ne etkin olduğunu, hayalindeki işleri eğilip bükülmeden, birilerine hoş gözükmeye çabalamadan yapmaya gayret ettiğini bilen O var. Bunu düşündükçe “olacaksa tam da böyle olsun!” demiyor mu insan?

Not: Başkalarına göre boşa kürek çekenler kulübüme üye olmak istersen (ya da sadece yazmak istersen) [email protected]’a yazabilirsin.


GENÇ'ın Yazısı.