GENÇ ailesi olarak, Hasan Yavuz Uğurlu, Samet Demir, Yusuf Goncagül ve Ali Furkan Ünsal’la birlikte Ankara’daki Muradiye Eğitim Kurumları`ndan gelen talep üzerine yollara düştük geçen ay.

İki gün içinde, Muradiye Lisesi, Özel Sevgi Koleji ve Nene Hatun Okulları’nda dört adet şölen düzenledik. Şölenlerin muhtevası özetle şöyleydi: Önce kısa fi lmlerimizi izlettik, ardından Hasan Yavuz’la birlikte kısa konuşmalar yaptık. Dertli olmanın, gönüllü olmanın öneminden bahsettik. Hayatımızın niyetlerimize göre şekillendiğini vurgulayıp tertemiz ve kaliteli niyetlerle kuşanmak gerektiğini hatırlattık. Ve irade terbiyesi için “kahraman” seçmenin önemini belirttik.

Daha sonra elinde gitarı, yüreğinde dert ile Yusuf çıktı sahneye… Hem söyledi, hem söyletti. Ve son olarak, Samet Demir stand-up yaparak tebessüme vesile oldu. Yaptığı espriler ve enerjisiyle büyük ilgi gördü.

İki gün boyunca, öyle bir ilgi ve alakayla karşılaştık ki, GENÇ ailesi olarak hepimizde ayrı bir heyecan meydana geldi. Tabiri caize bir “muhabbet taşması” yaşandı salonlarda. Öğrencilerin gözünden “iyi ki geldiniz” yazısını okuyabiliyorduk sanki. Şölenleri bitirmekte zorlandığımızı söylesem, sanırım abartmış olmayacağım...

“Önce İnsan, Sonra Liderler Yetiştirir” ilkesini düstur edinen Muradiye Eğitim Kurumları’nın bahtı açık olsun... Allah bütün çalışmalarında kolaylıklar ve başarılar ihsan eylesin kendilerine...

Başta bize ev sahipliği yapan müdürlerimiz ve hocalarımız olmak üzere, bu programların gerçekleşmesinde en ufak bir katkısı olan “isimsiz kahramanlara” kadar herkese teşekkürü bir borç biliriz... Bize gösterdikleri ilgi ve alaka gözümüzün önünde hâlâ... Nasıl teşekkürü edeceğimizi biz bilemiyoruz... Ecirlerin en güzeli onların olsun...

Bu vesileyle GENÇ adına tekrar dile getirmek istediğim bir şey var: Türkiye’nin neresinden olursa olsun, gelen talepler karşısında yerimizde duramayacağımızı ve yollara düşeceğimizi hatırlatmak isterim...


Süleyman Ragıp Yazıcılar'ın Yazısı.