Sadık Enes Çetinkaya

Kurban Bayramı’nın ikinci günü Isparta Genç Gönüllüleri olarak heyecanlıydık. Niyet ettik sevinmeye, sevindirmeye! Bismillah dedik ve 13-18 yaş arası yetiştirme yurduna gittik ve 25 kardeşimizle muhabbetle karışık bir kahvaltı yaptık. “Kara sevdaya tutulduk”demiştik ya,  burada da Afrikalı kardeşlerimizi bulduk. Üçü Somali’den biri Sudan’dan olmak üzere dört  tane kardeş Isparta’ya birkaç yıl önce bir mülteci yerleşim programı kapsamında gelmişler. Onlardan Sudanlı Fevzi içini döktü, derdini açtı.

Fevzi laf arasında yurtta kalan diğer arkadaşlarına bir tavsiyede bulundu:

“Arkadaşlar! Burada bulunuyorsak çok fazla  okumalıyız. Dışarıdaki çocuklardan daha çok okumalıyız ki buradan ayrılıp daha düzgün bir hayata kavuşalım. Daha fazla burada ömrümüzü geçirmeyelim.”

Biz de çok duygulandık. Ayrılmadan önce yurttan bir arkadaşımız “Unuttum mu  sandın unutmadım ki” adlı türküyle bize güzel bir bağlama ziyafeti verdi. Niyetimiz sevindirmekti, fakat biz daha ziyade mutlu olduk. Süleyman Ragıp abinin dediği gibiymiş sahiden: Bir yetimim saçlarıdır en çok yakışan, parmakların arasına… 

Ispartalı Genç Gönüllüler olarak ziyaretlerimiz devam edecek.

(Isparta’daki faaliyetlerimize katılmak isteyenler [email protected] adresinden bana ulaşabilirler.)


GENÇ'ın Yazısı.