Betül Işık / Genç Haber Merkezi

Dün öğlen saatlerinde, değerli büyüğümüz Edebiyatçı-Yazar Ayla AĞABEGÜM Hanımefendi ile muhabbetin, samimiyetin doruğunda, özel ve güzel bir söyleşi gerçekleştirdik.
 
İştirak eden, etmek isteyip edemeyen, gönlü bizimle olan tüm dostlardan Allah razı olsun. Varlığınız bizi ziyadesiyle mesud ediyor.
 
Ayla Hanım, öyle mütevazi, kibar ve içten bir hanım ki, inanın zamanın nasıl geçtiğinin farkına varamadı birçoğumuz. "KÜÇÜK GRUPLARIN BÜYÜK ETKİLERİ"nden bahsettik. Kendi hayatından misallerle, bizzat yaşadıklarıyla mevzuya dikkatlerimizi daha çok çekti. Birçok kısmını hayretlerle dinledik.
 
BU ÜLKEDEN BEN SORUMLUYUM
 
Öğrencilik yıllarında, yoğun ders programları dışında farklı faaliyetlerde, programlarda bulunmanın gerekliliğini vurguladı. Malum Türkiye`de her şeyin çok hızlı bir şekilde değişmesi hasebiyle, bizim de bu değişimin içinde bir nebze dahi olsa bulunmamız gerektiğini, olumlu değişikliklere kapı aralamamızın gelecek adına olumlu etkilerinin olabileceğini söyledi. Bir yanlışı düzeltmek aynı zamanda onun sevabına da nail olmaktır dedi. "Herkes bu ülkeden ben sorumluyum" dese, yapılan yanlışların düzelmesi çok daha kolay olur. Öyleyse taşın altına elimizi koymalıyız mesajını verdi.
 
DİKKATLİ DİNLEYİCİ
 
Kim olursa olsun karşınızdakini dikkatle dinleyin, karşınızdakinin tavrına göre de uyarı cümlelerinizi seçin dedi. Tebliğde metoda ne kadar ehemmiyet verilmesi gerektiğini söyleyerek, bu metodu yakalayabilmenin en sağlam yolu olarak da, Efendimiz`in (sav) hayatına işaret etti. Yaptığımız her hatalı tebliğnin, karşımızdakinin ileride yapacağı doğruya mâl olabileceğinin altını çizdi.
 
KAVGASIZ-DÖVÜŞSSÜZ "SÖZLE DİRENMEK"
 
"Gençlerimizdeki kaba davranışlar, kültürel eserlerimizi çok okumamaktan kaynaklanıyor. Kesimimizin insanlarında malesef biraz boşvermişlik var. Karşılaşılan yanlışlara susmak yerine, üslûbuna uygun sözle direnmek en uygun olan. Kültürümüzün her bölümünden uzaklaştık. Eskiden devlet memurundan köy hanımına kadar herkes birbirine güzel mısralarla, sözlerle, hicivlerle karşılık verirlerdi" diyerek, Ayla hanım şu anki durumumuza dikkatlerimizi çekti. 
 
Şiirden uzaklaştığımızı lakin tez vakitte hayatımızın içine almamızın gerekliliği üzerinde durdu. Kendisi gittiği gruplarda yanında bir kitap götürüp, oradakilere "Yunus Emre`nin ilahi şeklinde söylenmeyen bir şiirini bilen var mı?" diye sorarak, cevap verene götürdüğü kitabı hediye edeceğini söylermiş. Lakin bugüne kadar öyle bir kişiyle karşılaşmamış. Neden o bilen kişi biz olmayalım? :)
 
Bu yazdıklarım sadece küçük katreler niteliğinde. Orada olup, Ayla Hanım`ın misallemelerini bizzat dinlemek çok daha bereketli olurdu elbet. 
 
Sizleri de Bekleriz
 
Ortamın verdiği muhabbet olsun, kıymetli büyüklerimizin bizlere sundukları olsun, bir araya gelip halleşmek olsun, bu tür buluşmaların hepsi maddi-manevi olarak istifade edebileceğimiz kaçırılmaz fırsatlar bence. 
 
Gençlik elden gitmeden, harekete geçelim. :)
 
Velhasıl-ı kelam, bir sonraki buluşmalarımızda sizleri de aramızda görmek isteriz.
 
İrtibat: [email protected]
 
Selam ile.


GENÇ'ın Yazısı.