En Son Hangi Kitabı Okudun?
Eğer gençliğinizde akranlarınızın aksine kitap okumayı seven biriyseniz, bu alakanızı işiten yetişkin bir kitapsever “ağabey” ya da “abla” hemen sizin ne tür kitaplar okuduğunuz üzerinden yorum yapmak isteyecektir ve bunu keşfetmesinin en kolay yolu genelde “en son hangi kitabı okudun?” sorusuyla mümkündür. Bende çocukluktan kalma bir alışkanlık, bu soruyla karşılaşmak ve bu sorulara verdiğim cevaplardan muhataplarımı en çok etkileyeni “Turgenyev’in Babalar ve Oğulları” kitabı olmuştu. Ben de bunun üzerine aynı soruyu tekrarlayan yeni muhataplarıma hep aynı cevabı verip duruyordum.
Ortaokulu bitirip liseye başladığımda biraz da delikanlılığın verdiği cesaretle artık “Turgenyev’in Babalar ve Oğulları” kitabının çocuk kitabı olduğunu düşünüyor ve daha çok kendi ilgi alanlarıma yönelik okuduğum kitapların isimlerini veriyordum soranlara. Geçenlerde Turgenyev’in Babalar ve Oğullar kitabını yeniden okudum. Hatta çocukluk yıllarımdaki “en son okuduğum kitap Turgenyev’in Babalar ve Oğulları” cevabını yeniden verebilmek için bu kitabın üzerine yeni bir kitabı bir süreliğine okumayayım diye düşündüm ama beceremedim.
Şimdilerde görüyorum ki ortaokul yıllarında okuduğum kitaplar lisede okuduğum kitaplardan hep çok daha iyiymiş. Bunun temel sebebi elbette evrensel değerler taşıyor olmaları. Lisede sayısalcı, sözelci, eşit ağırlıkçı seçimi yapılırken sanırım ben okuduğum kitapların da alan seçimini yapmışım. ÖSS stresini aştıktan sonra üniversitede daha radikal kitaplar okumaya başlıyor insan, en çok sevdiğiniz hobiniz ise kitap okurken yanınıza gelen size muhalif görüşteki arkadaşlarınızın okuduğunuz kitabı görünce dumur olması. Kitaba ellerini bile değemiyorlar, kendileri de kitap okumayı ihmal ettikleri için sus pus oluyor, gıkları çıkmıyor. Okumak, Müslümanların çelik yeleği gibi.
Sami Yaylalı'ın Yazısı.