Çiğdem Gün / Genç Haber Merkezi

Geçtiğimiz günlerde İstanbullu Genç Gönüllü Kızlar olarak gelenekselleşen fasıl gecelerimize bir yenisini daha ekledik. İstanbul’un nezih semtlerinden biri olan Erenköy’de gerçekleştirdiğimiz gecemize muhtelif bölümlerde talebeliğini idame ettiren ve mezun birçok arkadaşımız iştirak etti.

RUHA GIDADIR SOHBET, BADEM HELVASI DEĞİL!

Sohbetin fazileti bütün faziletlerden üstündür mucibince önce damar yolunu açmak gerek sonra takviye gıda diye düşündük ve bu kez açılışımızı değerli hoca hanım Hatice Andiçer’in sohbetiyle yaptık. Sohbetin ardından muhabbet kanalına aktık ve çeşitli ikramlar eşliğinde başladık kelam medeniyetinin eteklerine tırmanmaya.. Tanıştık, kaynaştık...

NEDİR GÖNÜLLÜLÜK VE GENÇ GÖNÜLLÜLÜK?

Tanışıp kaynaşmanın ardından Ayşe Büşra Aydemir kardeşimiz gönüllülük ve Genç Gönüllülük kavramları üzerine bazı anekdotlarını ve aforizmalarını aktardı bizlere. Amacımız, yaptıklarımız, yapacaklarımız ve yapmamız gerekenler üzerine konuştuk.

Her şeyin, herkesin kâr-zarar güttüğü devrimizde bizce gönüllülük bir Mario oyunundaki yıldız toplamadan ibaret. Oyunun bir kurucusu,  belli kuralları var. Altınları, mantarları, saklanmış yıldızları bulmadan yoluna devam edersen ilk çıkan engelde baş aşağı düşersin. Lakin şu dünyada farzları yerine getirerek altınları toplarsan can kazanırsın, salih amellerle mantarları toplarsan büyürsün, sorumluluk verilmez alınır kabîlince hizmet taliplisi olur ve yıldızları bulursan işte o anda oyunun rengi de müziği de temposu da değişir. Tam gaz gidersin prensesine, engelli koşu parkurunu firesiz geçen sporcu gibi süzülürsün adeta yerle sema arasında.. Düşsen bile kurtarır seni topladığın canlar, düştüğün yerden geri dönersin oyuna. İşte bu kadar kârlı bir iştir gönüllülük, Genç Gönüllülük..

VE FASIL BAŞLAR

Uzunca bir kavram açıklaması ardından başladı faslımız. Ûdî kardeşimiz udunu konuşturunca, def duramadı tabii, eşlik etti anında. Onları duyan Hatice Öktem ve Tûba Türkben kapıldılar mûsikinin hoş sadâsına ve ne çalıyorsa gönül telleri döktüler lisanlarına. Gah Türk Sanat Mûsikisi gah ezgi… Ne geldiyse içimizden çaldık, söyledik. Her zamanki gibi muhabbet zirvedeydi, herkesin gözlerinden belliydi. Muhabbetin tezahüründe meşrebin pek bir ehemmiyeti olduğunu yine, yeni, yeniden anladık.

HER SONUN BİR BAŞLANGICI VARDIR

Her güzel şey gibi bir faslımızın daha sonuna gelmiş olduk. Daha anlatacak o kadar çok şey var ki..  Gönlümüzdekiler parmak uçlarımızdan klavyeye akmak için yarışıyor lakin her şeyi de ifşa etmek olmaz. Dileğimiz sizlerin de gelip her şeyi yerinde müşahede etmeniz. Zira beş duyu âzâmıza hitap eden yaşantıları bir yazıya sığdırmak haksızlık olur. Belki bir faslın sonuna geldik ama yeni dostlukların başlamasına, yeni ufukların açılmasına vesile olduk inşallah. Hiçbir şey olmasa bile en azından bir gecemizi Allah rızası için bir araya gelerek geçirdik. Beyinlerimize fikir, kalplerimize huzur pompaladık, bu ikisi bir arada çok garip, acayip bir karışım oldu.

Ve’l-hâsıl kelam; efendim, Genç Gönüllü Kızlar olarak çağrı merkezi gibi her daim hazır ve de nâzırız. Bir telefon, mail, twitter, facebook hatta bindiğiniz otobüste yorgun göründüğünüzü fark edip size yer veren, okul koridorunda tanımadığınız halde size tebessüm eden bir kız kadar yakınız. Ben de gönüllü olmak istiyorum diyorsanız tek yapmanız gereken [email protected] adresine bir mail atmak.

Bir sonraki faslımızda görüşmek üzere.

Allah’a emanet olunuz, muhabbetle ve hoşça kalınız.

NOT: Fasılda maddi-manevi emeği geçen bütün gönüllü dostlarımıza teşekkürü bir borç bilir, ecrini ötelerden niyaz ederiz.


GENÇ'ın Yazısı.