Hatice Meryem Köle tanıştığımız bir yazı işçisi olduğu için onun metnini yerden yere vuracağım. İzni de aldım kendisinden zaten. Şimdi önce şiiri görelim:

MAVİ

gemisiz denizler sonsuzluğunda incinir

bir bal kokusunda bulunan olmak

sürüngen takvimlerden koparıldı ellerim

bileklerimden sızmamış bir iksire ölümüm işte

varmadan varılması gereken`e

bakma suçundan değil küflü mazeretlerim

buzlu terazilerden çalınmamış ağırlıkça

merhaba demediğim kuş seslerinin

ortalığa yazılmadan okunmuş mersiyelerin

zaman zaman üstüne derken

yaşamak bir tuzlu simon balığı

gelmeyişini beklemiyordum mavi........

HATİCE MERYEMKÖLE

Şimdi, evvelen H. Meryem Köle şiiri yazan kişinin gerçek ismi değil. Ama müstear olarak tercih edilen isim hissiliği fazla belli ediyor.

H. Meryem Köle’nin kelime seçiminde sorun var. Kimi eleştirmenlerin hilafına da olsa doğru bildiğimi söylemekten çekinmeyeyim ve şunu söyleyeyim ki şiirde kullanılmayacak kelime yoktur ama dikkat edilmesi gereken şey kelimelerin bir araya getirilişi ile çok farklı yapı ve yönde cümleler kurulabilir. Senin şiirinde bir şiir için bir araya gelemeyecek kelimeler bir araya gelmiş.. Bu bir araya getirişi tutmadım.

Anlatımında bir belirsizlik var.. Oysa anlatımın belirsiz olması edebiyat yapmak değildir.. Kelimeyi israf etmemektir edebiyat.

Tamlama kuruş biçimin de sıkıntılı: “sürüngen takvimler”, “bileklerimden sızmamış bir iksir”, “varılması gereken`e bakma suçu”, “buzlu terazilerden çalınmamış ağırlık”, “merhaba demediğim kuş sesleri”, “yazılmadan okunmuş mersiyeler” Reçete istiyor okurumuz. Bu yazı işlerinde kolay reçete olmaz ama ben birkaç şey önereyim: Osman Özbahçe’nin Sağlam Şiir isimli Ebabil yayınlarından çıkan kitabı. Hakan Arslanbenzer’in Dergah yayınlarından çıkan Dünyaya Saldıran Şair kitabı, Cahit Zarifoğlu’nun Konuşmalar kitabı, İsmet Özel’in Çenebazlık kitabı ve Fuzuli’nin mümkünse anlaşılmaya çalışılarak okunması gereken Divanının mukaddimesi… Eh, bayağı ödev verdik. Şimdi başka metinlere geçelim ama bir yumuşama ile tabii…

Balıkesir Edremit’ten Hatice Başbuğ:

Son bir senedir şiir yazıyorum demişsin sonrasında da durumun öyle güzel, öyle sade anlatmışsın ki. “Çok acemiyim, kusuruma bakma” diyorsun. Gönderdiğin Gitmek mi zor Kalmak mı başlıklı metin çok da acemi işi değil. Yazmaya devam etmelisin.

Peyami Sami

Bize hikaye göndermişsin. Hikayenizi ilgi ile okudum ve yazmayı sürdürmenizde fayda var.. Hece Öykü ve İmge Öykü dergilerini eski yeni sayı ne bulursan göz at, karıştır hatta oku! Bir öykücünün yaşadığı dönemi, mekanı, çevresini iyi gözlemlemesi gerektiği gibi yaşadığı dönemin öykücülerini de iyi tahlil etmesinde fayda var. Onlarla aynı öyküyü yazmaması gerektiğini de bilmesi gerekiyor tabii.

Zehra Betul/Biga

Biga Anadolu İmam Hatip Lisesi 10. sınıf öğrencisi Zehra. Eli kalem tutuyor. Yazmayı seviyor. Şu anda 80 sayfalık yazı dokümanı bulunmaktaymış. Kitap haline gelmesi için çalışıyormuş.

Zehra’ya ve Zehra gibi yazıların kitaplaştırmak isteyen okurlarıma yazılarını kitaplaştırmak için acele etmemesini tavsiye ediyorum. Mümkünse sanat edebiyat dergilerini takip etmelerini, oralara ürünlerini göndermelerini öneririm. Ülke çapında yayın yapan edebiyat dergilerinde üç beş yıl ürünleri yayınlandıktan sonra ancak kitabın vaktinin gelebileceğini düşündüğümü ifade etmeliyim.

Hümeyra Doğan/ Anamur Mersin

İlkokul 6. sınıfta bir okurumuz. Annesini anlatmış bizlere. Hümeyra’ya Mevlana İdris’in kitaplarından bol bol okumasını öneriyorum. Ve yeni konularda bize yazılar göndermeye devam etmesini istiyorum.

Filiz Konca Talebimiz yazısında

Ahmet Başer Bilgisayarlar üzerine bir yazı yazmış. Yüksel Güngör iki yazısını göndermiş.

Yüksel Güngör sanat edebiyatla ilişkisi çok güçü bir okurumuz. Sanat edebiyat dergilerini takip ediyor. Bir nevi edebiyatla yaşıyor. Güngör’ün yazılarını Genç’in sonraki sayılarında okuyabiliriz.

Ümmü Gülsüm Yaşin empati üzerine bir şiir yazmış. Buradan bir itirafta bulunayım, ben bu empati dedikleri şeyi anlayamıyorum. Aslına çok iyi becerdiğimi söylerler empati denen şeyi ama nedense empati yap dediği zaman birisi birisine, garip bir şekilde huzursuz oluyorum. Empati yap diyenin aslında o an empati yapamadığını hissediyorum. Bazı durumlar oluyor ki, çok kaba bir şey olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum insanları empatiye davet etmenin.

Elbette Ümmü Gülsüm bize içindeki fedakarca kaygıları anlatmış. Dava kaygısını anlatmış, kötü bir tarafı yok bu hislerinin ama adı empati değil sanki müslüman ahlakını yansıtan kaygılarının adı.

Hatice Özdemir Hasretlerim Var Cümlece başlıklı bir yazı göndermiş. Mesneviden mahcubiyetle ilgili bir öykü anlatmış. Ayrıca sayfamızdaki “Benden yazar olur diyorsanız” cümlesini eleştirmiş. İyi de etmiş. Zira ben de rahatsızdım o cümleden.

Oktay Deregözü farklı olmaya ilişkin bir yazı göndermiş. Yazarlarımızın kendilerini tanıtan, Okuma ilgilerini anlatan beş on satıra yer vermesinde fayda var. Bazen 14 yaşındaki bir arkadaşımızın yazdığı bir yazıyı 20 yaşında biri yazmış gibi eleştiriye tabii tutmak durumunda kalabiliriz ve eleştirilerimiz insaf ölçülerini aşmış olabilir.. Bizi bu duruma düşürmemek için kendinizden, yaşınızdan, yaşadığınız şehrinizden, okuduklarınızdan bahsetseniz iyi olur.

İlknur Birdişli 11 yaşında bir okurumuz. “Bari imanla git, imanla” diyen bir şiir yazmış. Sevindim. 11 yaşında iken insanın başkası ile ilgili hayırlı bir kaygılanmada bulunması, bunu şiirle ifade etmeye çalışması kıymetli bir şey. İlknur okumaya devam edecek ve çok güzel şeyler yazacak inşallah. Çünkü halkımızın çoğunun yapmadığı bir şey yapıyor. İki üç tane dergi takip ediyor o yaşta.

Ömer Faruk Erdem Ömer Faruk’un şiirlerini okurken tebessüm etmekten kendimi alamadım. Şiirden bir bölüm alıyorum:

“Uzaklarda olmana kafayı takarım…

Elimde olan birkaç resmine bakarım

Ve her akşam tek tek onları incelerim.

Seni görmüş olmak gözlerimin besini!

Seni görünce duysan, kalbimin sesini”

Şiirde kafiyeyi tam tadında koyabilmek kolay değildir. Zorlandığında kaçar gider şiir. Ömer Faruk kardeş, mizahi bir şiir yazmaya kalkışsa idiniz gerçekten de başarılı ve keyifli bir şiirle karşılaşacaktık belki.

Genç Mücahit ismini yazmamış. İsmini yazmadığı için değerlendiremiyoruz metnini.

Kudret Alkan

Kullandığın kelimelerinle, üslubundaki kararlılıkla farklılığını belli ediyorsun. İyi okuma yapan biri olduğun belli. Yeni yazılarını beklerim.

Murat Sözer Müslümanların Toprakları yazını çok iyi, çok anlamlı buldum. Bu meselenin bu kadar iyi anlatıldığı bir metin hatırlamıyorum. Diğer yazıların da iyi okuyan bir arkadaş olduğunuzu gösteriyor. Yazılarını bekliyorum.

Miraç Kültigin Özpek

Sevgili Ankaralı Örümcek Adamımız, yeni yazılarını bekliyoruz. Ankara’da Örümcek Adam Olmak yazını okur/yazar köşemize aldık. Aynı zamanda biraz da olsa kendinden bahsetmeni rica ediyorum.

Sümeyye Songör bir öykü yazmış. Öykü yazan arkadaşlara bir önerim de içlerinden geçeni çok da frenlemeden anlatmalarıdır.

Gülşah Akyokuş’un muhteşem bir yazısı var. Yazısına imrendim. Üslup da yazısı ile atbaşı gidiyor.

Ahmet Özdil

Bangladeş’te yol arkadaşlığı yaptığım bir kardeşimi Genç dergisi vesilesiyle görmek sevindirdi beni. Ahmet Kardeş uzun bir Çanakkale yazısı kaleme almış. Başka yazılarını, mesela bir Bangladeş yazısı bekliyorum. Olmaz mı?

Fatih Seyfullah KILIÇ

Öykünü okur/yazar bölümümüze alıyorum. Yeni yazılarını, çalışmalarını bekliyoruz.

Fatih Yaz

Hem okuma ilgilin anlatan bir mailini bekliyorum hem de başka yazılarını. Reyya şiirin ortalarda biraz gücünü yitirmekle beraber ortalamanın üzerinde.


Asım Gültekin'ın Yazısı.