Gönüllülerden beklediğimiz üstlendikleri vazifeyi popülerlik beklentisi olmadan yerine getirmeleridir. Ne yazık ki günümüzde başarı  popülerlikle ölçülüyor, medyada boy gösterme ile eşdeğer hâle getiriliyor. Ama dikkat edin hepsi günübirlik kalıyor, çünkü uzun vadeli ufuk  çizmek günümüz gençliğine çok ütopik, çok uçuk geliyor.

çinde bulunduğumuz dünyada sivil toplum hareketlerinin önem kazandığını ve üçüncü güç konumuma geldiğini; sivil toplum denildiğinde aklımıza gönüllülerin geldiğini; gönüllüler denildiğinde de aklımıza gençlerin gelmesi gerektiğini  unutmamalıyız. Genç Gönüllüler olarak bizler de gençlerden müteşekkil bir sivil toplum hareketiyiz. Bu harekete yön veren manevi dinamikler bize her zaman gideceğimiz yön ve çizilecek ufuk konusunda fikir vermektedir. Şimdi ara ara  bize yöneltilen şu soru ile devam edelim; Genç Gönüllüler ne yapıyor, medyada, eylemlerde göremiyoruz neden? Bizler gündelik hayatta bu tip sorular ile karşılaştığımız için yadırgamıyoruz ama karşılaşmayanlar da varsa hazırlıklı  olsunlar. Genç Gönüllüler olarak diğer kurumsallaşmış hareketler gibi bizim de kendimize çizdiğimiz bir ufkumuz var. Genç Gönüllüler olarak hedeflerimize ulaşmak için bizler de diğer sivil toplum kuruluşları (STK) gibi gönüllülere ihtiyaç  duyarız ve mevcut gönüllülerimizi sürekli olarak teorik ve saha çalışmaları ile eğitiriz. Bizler eğitim metodu olarak Peygamber Efendimizin seriyye usûlünü bugüne uyarlamaya çalışırız. Kısaca hatırlamak gerekirse, Efendimiz’in kendisinin  bizzat katılmadığı seferlere seriyye denir.

Efendimiz, bu seferlerdeki birliklerin komutasını yetenekli olduğuna inandığı sahabiye verirdi. İlk seriyyelerde amaç Mekke-Şam ticaret yolunu kontrol altında tutmaktı. Seriyye dönüşü Efendimiz askerlerden  komutanları ile ilgili rapor alır, askerlerin mevcut durumu, aralarındaki yardımlaşmanın boyutu hakkında bilgi toplardı ve yetenekli olanları büyük savaşları komuta etmesi için yetkilendirirdi. Yani İslam tarihinin büyük komutanlarını yetiştiren ruh seriyyelerden geliyordu. Evet, bizler de  organizasyonlar, etkinlikler, projeler için vazife verdiğimiz gönüllülere gelecekte büyük projeleri yönetebilir gözü ile bakmaktayız. Gönüllülerden beklediğimiz üstlendikleri vazifeyi popülerlik beklentisi olmadan yerine getirmeleridir. Ne yazık ki günümüzde  başarı popülerlikle ölçülüyor, medyada boy gösterme ile eşdeğer hâle getiriliyor. Ama dikkat edin hepsi günübirlik kalıyor, çünkü uzun vadeli ufuk çizmek günümüz gençliğine çok ütopik, çok uçuk geliyor. Bu yüzden kirli emellerin maşası olarak kullanılacak  potansiyel güç arandığında ilk akla gelen tabi ki bu tanımladığımız gençlik oluyor.

Bizler gençler olarak, Genç Gönüllüler olarak çok okumalı, neye, niye tepki göstermemiz gerektiğini anlamalıyız. Aksi takdirde şu cinnet çağında amaçsız sürüler içinde yok olur gideriz. Birilerinin bize çizdiği yönde ve “görünme sevdasıyla” değil, sağlam  karakterli, gönüllü, bu dünyaya geliş amacını sorgulayan bir gençlik olmalıyız. Bu yüzden sizleri yeteneklerinizi keşfetmek ve bulunduğunuz yere gönül bayrağı açmak için “gönüllü seriyyelere” davet ediyoruz.

iletisim@gencgonulluler.com / gencgonulluler@gencdergisi.com / www.gencgonulluler.com


Hasan Yavuz Uğurlu'ın Yazısı.