Yirmi bir yaşında bir üniversite öğrencisi olarak Genç Dergi ile dostluğumun başlaması yalnızca beş sayı öncesine dayanıyor. Dergiyi ilk elime aldığımda, onunla daha erken tanışmamış olduğum için derin bir hüzün duydum çünkü Genç Dergi, ne zamandır aradığım ancak hiçbir yerde bulamadığım maneviyatı sayfalarından gürül gürül akıtıyordu biz gençler için. Bu satırları yazmamın sebebi, sizlere karşı duyduğum minneti dile getirmenin yanı sıra başımdan geçen bir olayı anlatmak aynı zamanda... 100. sayınızı büyük bir iştahla okurken, orta okul öğrencisi kardeşimin Osmanlıca hakkındaki düşüncelerine şahit oldum. Osmanlıca’nın çağ dışı bir dil olduğunu düşünüyor ve “kullanmadığımız bir dili neden öğrenelim ki” diyordu. Bunun üzerine hemen elimdeki dergide yer alan, Osman Nuri Topbaş Hocaefendi’nin “Öz Lisanımız” isimli yazısını açtım ve kardeşimi karşıma oturttum. Hocamızın ışığında, kardeşimin anlayabileceği bir dilde, ince ince şerh ederek, öz lisanımızın aslında ne olduğunu anlattım. İlk başlarda, her an muhalefet etmeye hazır duran gözlerle bakan kardeşimin, konuşmamızın sonunda bana söylediği söz şuydu: “Ben Osmanlıca öğrenmek istiyorum abla!” Öğrendiğimiz her bilginin üzerimize bir sorumluluk yüklediğini bana Genç Dergi öğretti. Allah’tan dilerim ki, sizler uzun süreler ışık saçın biz gençlere, bizler de ayna olup yansıtalım ve aydınlatalım etrafımızı. (Rumuz: Asyalı)

Asyalı rumuzunu kullanan kıymetli okuyucumuz; güzel duygu ve düşünceleriniz için çok teşekkür ederiz, eksik olmayın, sağ olun. Hem sizin adınıza, hem de kardeşiniz adına çok sevindik, güzel bir tevafuk olmuş. Her sayımız meçhule giden bir gemi gibi adeta, ne zaman hangi limana yanaşacak, kimin gönlüne dokunacak tahmin etmek zor. Hayrı, güzeli, merhameti, sevgiyi yaymaya, çoğaltmaya devam...

Hayırlı günler. GENÇ Dergimizde severek takip ettiğimiz fotoğraf köşesini birkaç aydır göremiyoruz. Kaldırıldı ise çok üzülürüz. Bilgi verirseniz seviniriz, teşekkürler. :) (Tuba Hayrat)

Tuba Hanım, sizi üzmeyeceğiz. Fotoğraf köşemiz kaldığı yerden devam ediyor, birkaç aylık ara verildi fakat kaldırılmadı. Sevilerek takip edilen bir köşe olduğundan şüphemiz yok, dileriz bundan sonra kesinti olmadan sizlerle buluşur. Selam ile kalın.

GENÇ Temsilcisi olarak ilgili formu doldurdum, sizden haber bekliyorum. :) (Serkan Soydan)

Serkan Bey, temsilciliğiniz şimdiden hayırlı olsun. Geçtiğimiz ay “100 GENÇ Temsilcisi Arıyoruz” diye seslenmiştik bu sayfadan, çok ciddi bir teveccüh oldu. Dergimizi dert edinen ve daha çok genç arkadaşla buluşturmaya niyet eden “dertli” arkadaşlarımız bizlere ulaştılar. Bunlardan biri de sizsiniz. Gerçekten çok teşekkür ederiz. Sizler vesilesiyle 2015 yılında GENÇ’te yeni ve diri bir rüzgar esecek, buna yürekten inanıyoruz. Bu ay “bismillah” deyip yol haritamızı sizlere sunacağız, temsilcilere özel gündemlerimiz olacak. Şimdiden hayırlı olsun.

(Bulundukları ilde, ilçede ya da okulda GENÇ Temsilcisi olmak isteyen arkadaşlarımız bizlere şu mail üzerinden ulaşabilir, temsilciler ailesine katılabilirler: [email protected])

GENÇ’le Yeniden Doğdum!

Ayşe Sena Feyiz

Yaklaşık 3-4 ay önce gitar hocam Yusuf Goncagül aracılığıyla Genç Dergi ve Genç Gönüllüler’le tanıştım. Rabbim’e şükürler olsun ki bana böyle güzel insanlarla tanışmayı nasip etti. GENÇ ailesinde beni en çok etkileyen özellik herkesin mütevazı oluşu, GENÇ’te herkes benlik duygusunu aşmış ve herkesin gönlüne bir dert düşmüş, buradaki herkesin gayesi Allah’ın rızası...

GENÇ’le tanıştıktan sonra boş geçirdiğim her anın hesabını sorar oldum kendime. Bence Genç Dergisi gençlere kendilerini keşfetmelerinde, okumanın ve bilinçli bir nesil olabilmek için çabalamanın önemini anlamalarında harika bir yol arkadaşı. :) Ben GENÇ’le yeniden doğdum ve bu dünyada +1 olarak varoluşumun gayesini bulabilmek için yola koyuldum. Allah’ım bizi dertsiz bırakmasın ve ebedî gençliğe yürüdüğümüz yolda birliğimizi daim eylesin İNŞALLAH :) GENÇ ailesindeki herkesten Allah razı olsun selam ve dua ile...

GENÇ Hayat Tarzım Oldu!

Muhammet Mustafa Tuncay

Genç Dergi’yle dört yıl önce tanışmıştım ve tanışır tanışmaz da abone olmuştum. Abone olmamdaki etken ise Osman Nuri Topbaş Hocaefendi’nin Hakk’a Adanmış Gençlik isimli kitabı hediye ediliyordu. Aslında ilk bakışta kitaba âşık olmuştum kitap beni etkilemişti diyebilirim. Daha sonra da dergiyi hep heyecanlı bir şekilde takip etmeye başladım. Her sayıyı merakla bekliyordum. Çünkü Genç Dergi’yle aynı derdi, ayni bilinci taşıyorduk. Genç Dergi artık benim için bir hayat tarzı olmuştu. Bu hayat tarzımı dergideki abilerle tanışarak daha da güçlendirdim ve inşallah güçlendirmeye de devam edeceğim.


Süleyman Ragıp Yazıcılar'ın Yazısı.