Fatma Betül Dinçaslan

Müslüman Bir Bilim İnsanı-1

Başlığı okuyunca zihninizde canlanan nedir` Lablarda nasıl olsa bol yahu demeyip (ve tabiki cimriliten deneyi de yemeyip) Pipet tiplerini israf etmeden kullanan bir bilim insanı mı` Zamanını değerlendirmede iki günü birbirine denk etmeyen bir bilim insanı mı` Abdüsselam ya da Fuat Segin Hocalar mı` Alternatif tıpta nobel ödüllü annelerimiz mi ` Ya da hepsi birden mi`

Yahut da şöyle mi soruyorsunuz` Müslüman, bir yere girdi mi bir mevkiye kendisinin kalacak gibi değil de emanete sahip çıkma, hakkını verme şuuruyla geldi mi bilim insanıymış ticaret ehliymiş ev hanımıymış apartman görevlisiymiş NASA’daymış NIH’ deymiş fark eder mi, ne biçim soru bu` İnsanlardan bir insan...
 
Bu, gönlümüzden geçen, ne olursan ol, en iyisi ol şuuruyla hareket eden, "aranıyor" ilanıyla dört bir yanda bakındığımız o güzelim insanları bulmakta zorlanıyoruz. Bazen, "adam sen de hepsi aynı" diyerek, oracıkta bırakıyoruz. E madem bu yola bizler baş koymuşuz, soralım, sorduralım` Fe eyne tezhebün*, Mü`min Bilim yoldaşım, güzel kardeşim`
 
Sular akar, zaman değişir ama Müslüman değişmez mi` Hz. Ali`nin çocuklarınızı zamanın şartları göz önünde bulundurarak yetiştirin tavsiyesi nereye mi kalır`
 
 
 
Müslüman değişir, ama helal daireyi keyfine uydurarak değil, helal dairenin keyfe kafi geldiğinin, gayet genişçe, nezih bir daire olduğunun farkında değişir. Hatta şöyle bir bakar zaman zaman ve "Yahu, alem döner, ben neden dönmezem der" ve ilmii fetih kapıları için, dönen dünyanın eksenine gemisini oturtur, katılır o hengameye, ufku yine bir ayet-i Kerime**...M.Lütfi abinin sıklıkla vurdguladığı ve bir HadisiŞerif`*in işaret ettiği tarlayı ekmek içindir bu sefer. Ama kaybolmaz, daha olmamıştır belki hamdır, belki pişiyordur, daha yanamamıştır ama çorbaya katılmaya devam eder. Kur`an ve Sünnet ışığı,ışığın tohumları çiçek açtırdığı gibi açtırır niyet-i haliseyi biiznillah farkındadır.Varlık çorbasının tuzu olmaz belki ama diğer lezzeti olmak için o da yoldadır, seferdedir. Varoluş mücadelesidir.. kazanır Varlık şuurunu, burada...Bunu unuttuğu zaman da aslında İslam eksenli gemisi ,çıktığı seferde geçici takıldığı Dünya ekseninde tıkılır kalır. Niyet, amelden önce gelirken, karıncalıktan çıkar, sağlı sollu iki farenin*** kemirmesiyle dünya müvazenesinde olası mevkiini de kaybeder. Zira, siperini kaptırınca, esaret yakındır sonra...Yolun esiri olur ya işte o çok fena!
 
Müslüman Bir Bilim İnsanı-2
 
 
Derken dedim ki Cihan Abi’ ye, Müslüman Bir Bilim İnsanı Nasıl Olmalı` Bakalım, ne demiş:
 
"Sorunuzu cevaplamak gerekirse, "Müslüman bir bilim insanı" kelime zincirini incelemeli
 
Müslüman: `Düşünmez misiniz` Akletmez misiniz` Gözünü çevir bak bir sorun Görüyor musun`` vs vs bir çok uyarıyı kalbinde bulundurur. Yaptığı her çalışmada Rabbisine tefekkür edecek yollar bulur. Öğrencilerini çift Kanatlı, akleden kalplere sahip olacak şekilde yetiştirir. Hayatı boyu sadece makale ve sunumlarıyla değil; sesinin ulaştığı her kulağa akla ve kalbe, mârifetullah deryasından çıkardığı inci ve mercanları sunar.
 
Bir: Kesrette boğulmaz. Materyalist bir bilim dünyasında sebeplerle hem hal olurken müsebbebül esbabı her zaman perde arkasında görür. Ve bütün çalışmalarında mükemmel ve Süphan Olanı gösterir, tevhidden ayrılmaz
 
Bilim: Bilimsel Yöntem ve çalışmaların gerektirdiklerini yerine getirir. Allah`ın bize bildirmek istediği gerçek ilimi arar. Makaleleri, sunumları ve hayatının sonunda Allah`ın ilim deryasından nasibi olduğu bilgileri insanlığa sunar
 
İnsan: Yapılan bilim belki en geniş manada insanlığa yararlı olacaksa bilimdir. İnsanların sağlığını korumayı, yaşamını kolaylaştırmayı ve doğayı kainatı daha iyi anlayıp Allah`a ulaştırmayı sağlıyorsa, işte tüm bunların izdivacı Müslüman Bir Bilim İnsanı`nda toplanır Eh işte kuru kuru bilmek değil; bu ideallere ulaşıp yaşamak mühim...
 
Fuat Sezgin`in, Abdus Salam`ın... El hasılı, Rabbisini hayatı boyu yanında bulmuş hakiki Müslüman Bir Bilim İnsanını bulup onlara sormak, onların hayatlarından okumak, Yanlarına diz çöküp nasiplenmek lazım... "
 
Kaynakça:
 
*Hal böyleyken, siz nereye gidiyorsunuz` Tekvir-26
 
***RisaleiNurKülliyatı-8.söz
 
*Dünya,ahiretin tarlasıdır-HadisiŞerif (Aclûnî, Keşfu’l-Hafa, Beyrut, 1351, I, 412.)
 
**Kasas-77"Allah’ın sana verdiğinden (O’nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde fesat çıkarmağa çalışma. Allah fesat çıkaranları sevmez."
 
Fatma Betül Dinçaslan-Cihan Taştan ile röportaj
 


Genç Bilim'ın Yazısı.