Öncelikle seni tanıyalım. Grafitiye nasıl başladın?

Adım Ömer. Adnan Menderes Üniversitesi Yiyecek İçecek İşletmeciliği Bölümü’nde okuyorum. Graffitiye ortaokulun son yılında başladım. Hat sanatçısı Yasin Kurt’tan esinlenerek hat’ta merak sardım. Fakat hat sanatının gerçekten zor oluşu, beni bu sanata benzer farklı arayışlara yöneltti. Zamanla yaptığım iş graffitiye dönüştü. Yedi yıldır yapıyorum…

Meslek olarak yapılıyor mu grafiti?

Türkiye’de değil ama dünyada meslek olarak yapılıyor. Para kazanan var, ben de para kazanıyorum ama dediğim gibi, Türkiye’de meslek olarak yapan yok. İnsanların graffitiye bakış açısı genelde negatif oluyor. Grafiti yapan insanları serseri gibi görüyorlar. Fakat biz çoğundan daha temiziz.

Örneğin bir tabloya, ya da bezin üzerine de çizebiliyor musun?

Tabi, bizim için zemin fark etmez. Boş bir alan yeterlidir çoğu zaman. Tual olayına gelince spreyle çok farklı çalışmalar çıkabiliyor ortaya.

Çalışmalarınızın üstüne imzanı atıyor musun?

Tabiî ki. Bu işi yapan herkesin kullandığı takma isimler vardır. Ben Beof (Anlamsızlık) kullanıyorum. Asıl ismimi bilmeyen çoğu kişi, lakaplarımızla tanıyor bizi.

Genelde kimler grafiti yaptırıyor? Ne bileyim, sonuçta bu marjinal bir sanat olarak algılanır ya… Firmalar yaptırıyor mu mesela?

Evet yaptırıyorlar. Eskiden insanların bakış açısı dediğim gibi farklıydı. Fakat şimdi insanlar yeni yeni at gözlüklerini çıkartıp yapılan işin değerini anlamaya başladılar. Ve bu da doğal olarak bizim işlerimizin çoğalmasına yardımcı oluyor.

Peki ortalama (ortalama ne onu da bilmiyoruz gerçi) bir grafiti çalışması kaç günde bitiyor?

Bir günde biter… Ama bazen çok büyük işler oluyor, onlar da taş çatlasa üç ya da dört günü buluyor. Mesela bir duvarı baştan sona boyama işi iki günümü alabilir duruma göre.

Ne kullanıyorsun yaparken? Özel boyaların falan var mı?

Tabi bu iş için özel üretim boyalar var. Eskiden Türkiye’de bulamıyorduk. Bir arkadaş yurtdışındaki akrabasından birkaç tane Cap (Sprey başlığı) getirtmişti. Onlardan bir tane almak için İzmit’e gittiğimi hatırlıyorum (Gülüşmeler) Artık Türkiye’de imkânlar gelişti. Özel grafiti mağazaları açıldı Allah’a şükür.

Mesela ben sana Genç Dergisi adına geldim ve senden dergi binasının girişi için bir çalışma –dergiye özel bir tasarım- istedim. İlk işin ne olur?

Önce Genç Dergisi’ni okurum :) Genç Dergisi hakkında size sorular sorarım, kime hitap ediyorsunuz ve sizin istediğiniz özel bir tasarım var mı gibi sorular. Sonra oradan yola çıkarak size taslaklar getiririm. Ücrette de anlaşırsak işe başlanır :)

Bu işin zorlukları var mı? Özellikle iş anında, size bir şey diyen oluyor mu yazarken?

Bazen teyzeler, amcalar geliyor oğlum siz egolarınızı tatmin ediyorsunuz falan diyorlar. Yani düşünün, dövmeye çalışan bile çıktı. Son birkaç yıldır bu tarz tepkiler almıyoruz çok şükür. Bunun sebebi, insanların bakış açısının değişmesinden ya da işlerin kalitesinin artması olabilir.

Sadece bu işle rızkını kazanmak ister miydin?

Zaten şu anda bu amaç için çalışıyorum. Güzel Sanatlar için sınava girdim ancak kazanamadım. Okulun yanında tasarımlarımı geliştirmeye uğraşıyorum.

Bu işe hatla girdiğini söylemiştin. Hat çizebilir misin peki duvara?

Dediğim gibi bu işe hat merakıyla başladım. Sonra öğrendim ki, hattın mantığı çok farklı. Harflerin orantıları var. Mesela elif harfini çiziyorsun. Elif’in kalınlığının beş boy kadar uzunluğu olmalı mesela, onu birazcık geçirirsen onun bir değeri olmaz. Çok büyük bir zaman gerekiyor. Ama daha kolay olan Latin hat’ı var. Onu denemeye çalıştım. Artı bir de Arapça zor bir dil, dikkat etmek gerekir. Artık bu yönde de kendimi geliştirdim. Artık duvara hat çizebilirim.

Peki, sana grafiti yaptırmak isteyenler nasıl ulaşıyorlar?

Önceki referanslarımızdan ya da internetten. Çalışma yaptırmak isteyenler beo[email protected] mail adresinden ulaşabilirler bana.

Teşekkür ederim, umarım bu sanatın Türkiye’de öncülerinden biri olursun.

Ben de teşekkür ederim bu sanata önem verdiğiniz için.


Süleyman Ragıp Yazıcılar'ın Yazısı.